Köpeklerde saldırganlık; hırlama, diş gösterme, üzerine yürüme, hamle yapma veya ısırma gibi farklı davranışlarla kendini gösterir. Ancak bu davranışların hepsi köpeğin “zarar vermek istediği” anlamına gelmez.
Köpeklerde Saldırganlık
Çoğu zaman köpek korkusunu, rahatsızlığını, stresini veya kendisine alan açılması gerektiğini bu yollarla anlatır.
Hırlama gibi uyarı davranışları da köpeklerin iletişim biçimlerinden biridir. Köpek aslında çoğu zaman karşısındaki kişiye “Daha fazla yaklaşma” mesajı verir. Bu nedenle hırlamayı yalnızca kötü bir davranış olarak görmek yerine, köpeğin neden rahatsız olduğunu anlamaya çalışmak gerekir.
Bununla birlikte, köpeğin verdiği uyarıları sürekli görmezden gelmek durumu ağırlaştırır. Hırlamayla başlayan bir tepki, köpek kendisini hâlâ tehdit altında hissediyorsa bazen hamle yapmaya veya ısırmaya kadar ilerler.
Saldırgan davranışın arkasında tek bir neden yoktur. Üstelik saldırganlık oldukça karmaşık bir davranış olduğu ve sonuçları ciddi boyutlara ulaşabildiği için, köpeğiniz tekrarlayan saldırgan davranışlar gösteriyorsa veteriner hekiminizden ve uygun eğitim almış bir köpek davranış uzmanından profesyonel destek almanızı öneririm.
Köpeklerde Saldırganlık Türleri
Köpeğin neden saldırgan davrandığını anlamak için öncelikle davranışın hangi koşullarda ortaya çıktığına bakmak gerekir. Çünkü korkudan kaynaklanan bir hırlamayla yiyeceğini koruyan bir köpeğin davranışının altında aynı neden yatmaz.
Korku Kaynaklı Saldırganlık
Korku kaynaklı saldırganlık, köpek kendisini tehlikede hissettiğinde ortaya çıkan savunma tepkilerinden biridir. Burada önemli olan sizin niyetinizden çok, köpeğinizin yaşanan durumu nasıl algıladığıdır.
Örneğin top atmak için kolunuzu kaldırdığınızı düşünün. Siz yalnızca oyun oynamak isterken, geçmişte kötü deneyimler yaşamış bir köpek bu hareketi tehdit olarak algılar. Bunun sonucunda geri çekilir, hırlar veya kendisini korumak amacıyla hamle yapar.
Dolayısıyla korku kaynaklı saldırganlıkta asıl mesele köpeğe “kimin güçlü olduğunu göstermek” değil, korkunun kaynağını anlamaktır.
Sahiplenme ve Kaynak Koruma
Bazı köpekler kendileri için değerli olan yiyecekleri, oyuncakları, yataklarını veya buldukları eşyaları korur. Davranış uzmanları bu durumu genellikle kaynak koruma olarak adlandırır.
Üstelik köpeğin gözünde değerli olan şeyin bizim için değerli olması gerekmez. Çöpten aldığı bir mendil, çaldığı bir çorap veya yerde bulduğu bir yiyecek parçası onun için korunması gereken bir hazineye dönüşür.
Anne köpekler de özellikle yavrularının bulunduğu dönemde koruyucu davranışlar gösterir. Bu durumda köpek, yavrularına yaklaşan insanı veya başka bir hayvanı tehdit olarak algılar.
Kaynak koruyan bir köpeğin ağzındaki şeyi zorla almak ise çatışmayı büyütebilir. Bunun yerine köpeğe daha değerli bir ödül sunarak takas öğretmek çok daha güvenli bir yöntemdir.
Sosyal Çatışmadan Kaynaklanan Saldırganlık
Köpekler hem insanlarla hem de diğer köpeklerle karmaşık sosyal ilişkiler kurar. Evdeki diğer hayvanlarla ilişkileri de zaman içinde değişir. Yiyecek, oyuncak, dinlenme alanı veya insan ilgisi gibi kaynaklar bazen köpekler arasında gerilim yaratır.
Bu nedenle sosyal çatışmaları yalnızca “dominantlık” veya “sürü liderliği” üzerinden açıklamak doğru değildir. Korku, stres, kaynak rekabeti, öğrenilmiş davranışlar ve geçmiş deneyimler de çatışmanın ortaya çıkmasında rol oynar.
Dahası, fiziksel güç kullanarak köpeğe üstünlük kurmaya çalışmak sorunu çözmek yerine büyütebilir.
Ben bunun yerine köpeğin hangi davranışının ne sonuç doğurduğunu anlamasını sağlayan, tutarlı ve ödül temelli bir yaklaşımı tercih ederim. İstenen davranışı ödüllendirmek ve günlük yaşamda net sınırlar oluşturmak, köpekle daha güvenli ve istikrarlı bir ilişki kurmaya yardımcı olur.
Hayal Kırıklığı ve Yönlendirilmiş Saldırganlık
Bazı köpekler aşırı heyecanlandıklarında, korktuklarında veya ulaşmak istedikleri şeye ulaşamadıklarında saldırgan davranış gösterebilir. Örneğin tasmasıyla geri tutulan çok heyecanlı bir köpek dönüp tasmasını tutan ele hamle yapabilir.
Benzer bir durum çitin arkasındaki köpeklerde de yaşanır. Köpek, çitin diğer tarafındaki insana veya hayvana ulaşmak ister ancak fiziksel engel buna izin vermez. Oluşan yoğun uyarılma sonucunda öfkesini yakındaki başka bir köpeğe yöneltebilir.
İki köpek kavga ederken araya giren insanların ısırılması da bunun en tehlikeli örneklerinden biridir. Köpek o anda insana saldırmayı planlamaz; yoğun uyarılma sırasında tepkisini yakındaki kişiye yöneltir.
Bu nedenle kavga eden köpeklerin arasına çıplak elle girmek ciddi yaralanmalara yol açar.
Ağrı Kaynaklı Saldırganlık
Normalde son derece arkadaş canlısı bir köpek, ağrı çektiğinde dokunmaya karşı hırlayabilir veya ısırabilir. Siz ona yardım etmeye çalışsanız bile köpek dokunuşunuzu yeni bir ağrı tehdidi olarak algılayabilir.
Bu nedenle daha önce sakin olan bir köpek aniden saldırgan davranmaya başladıysa ilk adımlardan biri veteriner muayenesi olmalıdır. Diş ağrısı, ortopedik sorunlar, kulak enfeksiyonları ve başka sağlık problemleri davranış değişikliklerinin arkasında yer alabilir.
Ağrı veya korku yaratan eğitim araçlarından da kaçınmak gerekir. Fiziksel ceza, boğma veya acı veren ekipmanlar köpeğin korkusunu artırarak sorunu daha karmaşık hâle getirebilir.
Güvenlik açısından ağızlık gerekiyorsa, köpeğin rahatça nefes almasına, solumasına ve ödül almasına izin veren uygun ölçüde bir sepet tipi ağızlık tercih edin. Ancak köpeği ağızlığa zorla alıştırmak yerine, ödüllerle aşamalı biçimde tanıştırmak gerekir.
Avcılık Davranışı
Avcılık davranışını diğer saldırganlık biçimlerinden ayrı değerlendirmek gerekir. Çünkü burada korkutma veya savunmadan farklı bir davranış sistemi devreye girer.
Bazı köpeklerde hareket eden küçük hayvanları veya nesneleri takip etme dürtüsü daha güçlüdür. Genetik özellikler bu davranış üzerinde rol oynasa da yalnızca ırka bakarak tek bir köpeğin nasıl davranacağını kesin biçimde öngöremeyiz.
Bu nedenle özellikle güçlü takip dürtüsü gösteren köpeklerde çevre yönetimi büyük önem taşır.
Her Köpek Birbirinden Farklıdır
Köpeklerin belirli bir durumda saldırgan tepki gösterme eşikleri birbirinden farklıdır. Bir köpek küçük bir uyaran karşısında yoğun tepki verirken, başka bir köpek aynı durumda sakin kalabilir.
Genetik özellikler, erken dönem deneyimleri, sosyalleşme, öğrenme geçmişi, sağlık durumu ve içinde bulunduğu çevre bu farklılıkları etkiler. Ayrıca stres birikimi de köpeğin normalde tolere ettiği bir duruma farklı tepki vermesine yol açar.
Davranış değiştirme çalışmaları köpeğin bazı tetikleyiciler karşısındaki tepkisini değiştirmeyi hedefler. Ancak burada amaç köpeği korktuğu durumun içine zorla sokmak değildir. Aksine uzmanlar genellikle köpeğin güvenli mesafesini koruyarak, tetikleyiciyle olumlu deneyimler arasında yeni bir ilişki kurmaya çalışır.
Saldırgan davranış gösteren bir köpekle çalışmak hem insan hem de hayvan açısından risk taşır. Bu nedenle özellikle ısırma geçmişi bulunan köpeklerde profesyonel destek büyük önem taşır.
Köpeklerde Saldırgan Davranışlarla Nasıl Başa Çıkabilirsiniz?
Öncelikle veteriner hekiminize danışarak ağrı veya başka bir sağlık sorununun davranışın arkasında bulunup bulunmadığını araştırın. Özellikle daha önce saldırganlık göstermeyen bir köpeğin davranışı aniden değiştiyse bu adımı atlamayın.
Ardından saldırganlığın hangi durumlarda ortaya çıktığını gözlemleyin. Köpek ne zaman hırlıyor? Kim yaklaştığında tepki veriyor? Yiyeceğini mi koruyor? Dokunduğunuz belirli bir bölge mi onu rahatsız ediyor? Başka bir köpeği gördüğünde mi kontrolünü kaybediyor?
Bu ayrıntılar davranışın nedenini anlamada çok değerlidir.
Ayrıca profesyonel yardım alana kadar hem köpeğinizi hem de çevrenizdeki insanları koruyacak önlemler alın. Köpeğin saldırgan tepki verdiği durumlarla karşılaşmasını mümkün olduğunca azaltın ve özellikle çocuklarla kontrolsüz temasına izin vermeyin.
Dışarı çıkarken güvenlik açısından sepet tipi ağızlık gerekiyorsa, köpeğinizi önceden olumlu yöntemlerle ağızlığa alıştırın. Ağızlığı ceza olarak kullanmayın.
Köpeğiniz yiyecek, oyuncak veya başka bir eşyayı koruyorsa elinden zorla almaya çalışmayın. Bunun yerine takas yöntemini öğretin. Örneğin ayakkabınızı aldıysa, ayakkabıyı çekiştirerek almaya çalışmak yerine çok sevdiği bir ödülle değiş tokuş yapın.
Kısırlaştırma konusunda ise veteriner hekiminizle köpeğin yaşını, cinsiyetini, sağlık durumunu ve davranışın nedenini birlikte değerlendirin. Kısırlaştırma her saldırganlık probleminin çözümü değildir. Bu nedenle saldırganlık gösteren her köpeğe tek başına kısırlaştırmayı çözüm olarak önermek doğru olmaz.
Nelerden Kaçınmalısınız?
Saldırgan davranışı cezalandırmak çoğu durumda sorunun altında yatan nedeni çözmez. Özellikle korku kaynaklı saldırganlıkta bağırmak, vurmak, korkutmak veya köpeği fiziksel güçle kontrol etmeye çalışmak korkuyu daha da artırır.
Hırladığı için köpeği cezalandırmak da ciddi bir hata olur. Çünkü hırlama önemli bir uyarıdır. Köpek bu uyarının ardından ceza görürse zamanla hırlamayı bırakabilir; ancak rahatsızlığı ortadan kalkmaz. Böyle bir durumda bir sonraki aşamada önceden belirgin bir uyarı vermeden ısırma riski doğar.
Aynı şekilde köpeğin dışarıdaki insanlara veya hayvanlara karşı aşırı tepki vermesini eğlenceli bulup teşvik etmeyin. Kapıya gelen kişiye saldırırcasına havladığında onu heyecanlandırmak, zamanla bu davranışı güçlendirebilir.
Her şeyden önemlisi, saldırgan davranış gösteren bir köpeği “kötü”, “inatçı” veya “baskın” olarak etiketlemeyin. Davranışın arkasında çoğu zaman korku, ağrı, stres, kaynak koruma, hayal kırıklığı veya öğrenilmiş bir tepki vardır.
Köpeğiniz size ne anlatmaya çalışıyor?
Belki de çözümün ilk adımı, saldırganlığı susturmaya çalışmak yerine onun neden ortaya çıktığını anlamaktır.
Sevgiyle ve Işıkla,
Sevgim Çöloğlu
