Kedi bakımı, yalnızca beslenme ve temizlikten ibaret değildir. Kedilerin sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmesi için güvenli bir ortama, düzenli ilgiye, oyuna ve doğal içgüdülerini karşılayabilecekleri alanlara ihtiyaçları vardır.
Peki bir kediyi gerçekten ne mutlu eder?
Kedi dostlarımızın kendilerini güvende ve huzurlu hissetmeleri için nelere dikkat etmeliyiz?
İster ailenize yeni bir kedi katmaya hazırlanın ister uzun zamandır evinizi bir kediyle paylaşın, bu 12 adım kedinizin ihtiyaçlarını daha iyi anlamanıza ve yaşam kalitesini artırmanıza yardımcı olacaktır.
1. Sağlıklı ve Dengeli Beslenme
Kedinizin sağlıklı bir yaşam sürmesi için doğru beslenme büyük önem taşır. Yaşına, kilosuna, aktivite düzeyine ve sağlık durumuna uygun bir mama seçmek, bakımın temel adımlarından biridir.
Kediler zorunlu etoburdur. Bu nedenle ihtiyaç duydukları bazı besin maddelerini hayvansal kaynaklardan almaları gerekir. Kedinizin temel beslenmesinde, yaşam evresine uygun, tam ve dengeli bir kedi maması tercih edin.
Obezite, özellikle evde yaşayan ve yeterince hareket etmeyen kedilerde sık karşılaşılan sorunlardan biridir. Fazla kilo eklem sağlığını, hareket kabiliyetini ve genel yaşam kalitesini olumsuz etkiler.
Kedinizi beslerken mama miktarını yalnızca iştahına göre belirlemeyin. Mama ambalajındaki önerileri başlangıç noktası olarak kullanın ve ideal porsiyonu veteriner hekiminizle değerlendirin.
Kedilerimizi lezzetli yiyeceklerle şımartmak isteriz. Ancak ödül mamalarının günlük beslenmenin küçük bir bölümünü oluşturmasına dikkat edin. Yaş mama da kedinizin beslenmesine çeşitlilik ve ek sıvı kazandırır.
Unutmayın, bizim için güvenli olan bazı yiyecekler kediler için zararlıdır. Soğan, sarımsak, çikolata ve alkol gibi gıdaları kedinizden uzak tutun.
2. Temiz ve Taze Su
Su, kedinizin sağlığı için vazgeçilmezdir. Yeterli sıvı alımı böbreklerin ve idrar yollarının normal işleyişini destekler.
Kedinizin günlük su ihtiyacı kilosuna, beslenmesine, hareketliliğine ve ortam sıcaklığına göre değişir.
Kuru mamalar genellikle yaklaşık %10 nem içerirken yaş mamaların su oranı çoğunlukla %70–80 civarındadır. Bu nedenle yaş mama tüketen kediler su ihtiyaçlarının önemli bir bölümünü besinlerinden karşılar.
Kedinizin her zaman temiz ve taze suya ulaşmasını sağlayın.
Bazı kediler geniş ve sığ kapları tercih ederken bazıları akan suya daha fazla ilgi gösterir. Kedinizin tercihlerini gözlemleyerek farklı su kapları veya bir kedi su pınarı deneyebilirsiniz.
Su kabını her gün temizleyin ve suyunu yenileyin. Ayrıca suyu mama kabından ve tuvalet alanından ayrı bir yere koymak bazı kedilerin daha rahat su içmesini sağlar.
Kedinizin su içme miktarında belirgin bir artış veya azalma fark ederseniz veteriner hekiminize danışın.
3. Düzenli Sağlık Kontrolleri ve Hastalıklardan Korunma
Sağlıklı bir kedi, yaşamın sunduğu güzelliklerden daha rahat yararlanır.
Bu nedenle veteriner kontrollerini yalnızca kediniz hastalandığında hatırlamayın. Sağlıklı yetişkin kediler için genellikle yılda en az bir kontrol önerilir. Yavru, yaşlı veya kronik hastalığı bulunan kedilerin daha sık değerlendirmeye ihtiyacı olabilir.
Aşılar, parazit kontrolü, diş sağlığı ve kilo takibi kedinizin koruyucu sağlık bakımının önemli parçalarıdır.
Kısırlaştırma, istenmeyen gebelikleri önlemenin yanında bazı üreme sistemi hastalıklarının riskini de azaltır. Ayrıca çiftleşmeyle ilişkili dolaşma ve kavga davranışlarını azaltarak bazı enfeksiyonlara maruz kalma ihtimalini düşürür. Uygun zamanı ve olası riskleri veteriner hekiminizle birlikte değerlendirin.
Kedinizin davranışındaki değişikliklere de dikkat edin. İştahsızlık, kilo kaybı, aşırı saklanma, halsizlik veya aniden başlayan saldırganlık bir sağlık sorununun işareti olabilir.
Özellikle idrar yapmaya çalıştığı hâlde idrar çıkaramayan bir kedi için vakit kaybetmeden acil veteriner yardımı alın.
Kedinize mikroçip taktırmak da önemli bir güvenlik önlemidir. Kaybolması durumunda kimliğinin belirlenmesini ve size ulaşılmasını kolaylaştırır. İletişim bilgilerinizin kayıt sisteminde güncel olduğundan emin olun.
4. Temiz ve Konforlu Bir Yaşam Alanı
Kediler temizliklerine büyük özen gösterir. Günlerinin önemli bir bölümünü tüylerini temizleyerek geçirirler. Bu nedenle yaşadıkları ortamın temizliği, kendilerini rahat hissetmeleri açısından önemlidir.
Özellikle tuvalet kabının temizliğine dikkat edin.
Kum kabını sessiz, kolay ulaşılabilir ve kedinizin kendisini güvende hissedeceği bir yere yerleştirin. Mama ve su kaplarının hemen yanında bulunmamasına özen gösterin.
Kum kabındaki dışkıyı ve idrar topaklarını günde en az bir kez temizleyin. Kumun türüne ve kullanımına göre kabı düzenli aralıklarla tamamen boşaltıp yıkayın.
Birden fazla kediniz varsa genel öneri, kedi sayısından bir fazla kum kabı bulundurmanızdır. Bu kapları mümkünse evin farklı noktalarına yerleştirin.
Kedinizin tuvalet alışkanlıklarında ani değişiklikler fark ederseniz bunu yalnızca davranış sorunu olarak değerlendirmeyin. İdrar yolu hastalıkları ve başka sağlık sorunları da tuvalet davranışını değiştirebilir.
5. İlgi ve Etkileşim
Kediler bağımsızlıklarıyla tanınsa da insanlarla güçlü bağlar kurarlar.
Kedinizle geçirdiğiniz zaman, aranızdaki güveni ve iletişimi güçlendirir. Ancak her kedinin yakınlık ihtiyacı aynı değildir.
Bazı kediler kucağınızda uzun süre oturmaktan hoşlanırken bazıları yalnızca yanınızda bulunmayı tercih eder. Kimileri sürekli oyun ister, kimileri ise sakin bir ortamda birlikte vakit geçirmekten mutlu olur.
Kedinizin karakterini tanımak için davranışlarını gözlemleyin.
Ne zaman oyun istiyor? Ne zaman yalnız kalmayı tercih ediyor? Hangi dokunuşlardan hoşlanıyor?
Onun ihtiyaçlarını anlamaya başladığınızda aranızdaki ilişki de daha doğal bir şekilde gelişir.
Sevgi göstermek, her zaman fiziksel temas kurmak anlamına gelmez. Bazen kedinizin yanında sessizce oturmanız bile ona güven verir.
6. Sessiz ve Huzurlu Zaman
Kedilerin işitme duyusu oldukça gelişmiştir. Bu nedenle yüksek sesler, ani hareketler ve sürekli gürültü onları rahatsız edebilir.
Evde kendilerini güvende hissedecekleri sakin alanlar oluşturun.
Kediniz dinlenirken onu sürekli kucağınıza almak veya sevmek için rahatsız etmeyin. Özellikle uyurken ve saklandığı yerdeyken kendi hâlinde kalmasına izin verin.
Kediniz fiziksel temasa açıksa yanaklarını, çenesinin altını veya kulaklarının çevresini nazikçe okşayabilirsiniz. Pek çok kedi bu bölgelerdeki dokunuşlardan hoşlanır.
Ancak her kedinin tercihleri farklıdır. Kuyruğunu sertçe sallaması, kulaklarını geriye yatırması, vücudunu germesi veya sizden uzaklaşması teması sonlandırmanız gerektiğini gösterebilir.
Mırlamak çoğu zaman memnuniyetle ilişkilidir ancak kediler stresli veya ağrılı olduklarında da mırlayabilir. Bu nedenle yalnızca mırlamasına değil, bütün beden diline dikkat edin.
7. Oyun Zamanı
Oyun, kedilerin fiziksel ve zihinsel sağlığı için en önemli ihtiyaçlardan biridir.
Kediler doğaları gereği avcıdır. Ev ortamında yaşayan kedilerin de takip etme, pusuya yatma, kovalama ve yakalama gibi içgüdüsel davranışlarını gerçekleştirmeleri gerekir.
Her gün kedinizle kısa oyun seansları düzenleyin. Örneğin günde iki kez 10–15 dakikalık oyunla başlayabilir, süreyi kedinizin yaşına ve enerjisine göre ayarlayabilirsiniz.
Olta biçimindeki kedi oyuncakları bu amaç için oldukça uygundur. Oyuncağı gerçek bir av gibi hareket ettirin. Bazen saklayın, bazen yavaşlatın, ardından kedinizin onu yakalamasına izin verin.
Avını yakalayabilmek, oyun döngüsünü tamamlamasına yardımcı olur.
Oyun aynı zamanda kedinizin hareket etmesini sağlar, kilo kontrolünü destekler ve can sıkıntısını azaltır.
Bazı kediler kucağa alınmaktan hoşlanmaz ama oyun oynamaya bayılır. Böyle kedilerle bağ kurmanın en güzel yollarından biri birlikte oynamaktır.
Ancak ip, kurdele, lastik bant ve kolayca kopabilecek küçük parçalar içeren oyuncakları gözetimsiz bırakmayın. Bunların yutulması ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
Birden fazla kediniz varsa her birine ayrı oyun zamanı ayırmayı da unutmayın. Birlikte oyun her zaman aralarındaki uyumu artırmaz. Bazı kediler oyuncak veya alan rekabeti nedeniyle strese girer.
8. Doğal İçgüdülerine Uygun Bir Ev Ortamı
Kedilerin mutlu olması için yalnızca rahat bir yatak yeterli değildir. Tırmanmaya, tırmalamaya, saklanmaya ve çevrelerini gözlemlemeye de ihtiyaç duyarlar.
Tırmanma Alanları
Kedi ağaçları, duvar rafları ve güvenli yüksek platformlar kedinizin çevresini yukarıdan izlemesini sağlar.
Yüksek alanlar özellikle kendisini tehdit altında hisseden kediler için güvenli bir sığınak işlevi görür.
Pencere Önünde Dinlenme
Birçok kedi dışarıdaki kuşları, insanları ve hareketleri izlemekten hoşlanır.
Pencere önünde güvenli bir dinlenme alanı oluşturabilirsiniz. Ancak pencere ve balkon güvenliğini ihmal etmeyin. Kedilerin düşmesini önlemek için uygun koruyucu sistemler kullanın.
Tırmalama Alanları
Tırmalamak kedilerin doğal davranışlarından biridir. Tırnaklarının dış katmanlarını uzaklaştırmalarına, kaslarını esnetmelerine ve kokularıyla alanlarını işaretlemelerine yardımcı olur.
Bu nedenle evin farklı noktalarına dikey ve yatay tırmalama yüzeyleri yerleştirin.
Kedi Çimi
Bazı kediler çim çiğnemekten hoşlanır. Evde kediler için güvenli biçimde yetiştirilmiş kedi çimi bulundurabilirsiniz.
Ancak çimin tüy yumaklarını tedavi ettiğini veya sindirim sorunlarını kesin olarak çözdüğünü düşünmeyin. Ayrıca evdeki bitkilerin kediler için zehirli olmadığından emin olun. Özellikle zambaklar kediler açısından son derece tehlikelidir.
Zihinsel Uyarım
Ödül mamalı bulmaca oyuncakları ve mama arama oyunları kedinizin problem çözme ve keşfetme davranışlarını destekler.
Oyuncakları zaman zaman değiştirerek ilgisini canlı tutabilirsiniz.
9. Kendilerine Ait Güvenli Alanlar
Kediler kendi alanlarına sahip olmayı sever.
Bu alanın mutlaka ayrı bir oda olması gerekmez. Sessiz bir köşeye yerleştirdiğiniz yatak, karton kutu veya kapalı bir kedi yuvası bile kediniz için güvenli bir sığınak oluşturur.
Önemli olan, kedinizin ihtiyaç duyduğunda buraya çekilmesi ve kimsenin onu rahatsız etmemesidir.
Özellikle eve misafir geldiğinde, yüksek sesli bir ortam oluştuğunda veya başka hayvanlarla karşılaştığında bu güvenli alanlara ihtiyaç duyar.
Mama, su, tuvalet, dinlenme ve tırmalama alanlarını kedinizin rahatça kullanabileceği biçimde düzenleyin. Bunların hepsini dar bir köşede toplamak yerine uygun mesafelerle yerleştirmek daha iyi olabilir.
Birden fazla kediniz varsa her birinin ayrı kaynaklara ulaşabilmesi önemlidir. Böylece alan paylaşımından kaynaklanan gerginlikleri azaltabilirsiniz.
10. Dışarıya Güvenli Erişim
Kedilerin dışarıda mı yoksa evde mi yaşaması gerektiği uzun zamandır tartışılan bir konudur.
Dış ortam kedilere keşif, hareket ve farklı uyaranlarla karşılaşma fırsatı sunar. Ancak beraberinde önemli riskler de getirir.
Trafik kazaları, diğer hayvanlarla kavgalar, bulaşıcı hastalıklar, zehirlenme ve kaybolma bu riskler arasındadır.
Benim kişisel tercihim, kedilerin güvenli bir ev ortamında yaşaması yönündedir.
Ancak evde yaşamak kedinin bütün gün hareketsiz kalması anlamına gelmemeli. Doğal davranışlarını karşılayacak oyun, tırmanma ve keşif alanları sunmak gerekir.
Kedinizin açık havayla temas etmesini istiyorsanız güvenli bir kedi balkonu, korumalı bahçe veya uygun şekilde tasarlanmış kapalı dış mekân alanı oluşturabilirsiniz.
Bazı kediler de aşamalı eğitimle göğüs tasması kullanmaya alışır. Ancak her kedi bundan hoşlanmaz.
Önemli olan kedinizin güvenliği kadar karakterine ve ihtiyaçlarına da saygı göstermektir.
11. Kedinizin İletişim Dilini Öğrenin
Kediler yalnızca miyavlayarak iletişim kurmaz. Vücut duruşları, kuyruk hareketleri, kulaklarının konumu, bakışları, dokunuşları ve kokuları da iletişimlerinin parçalarıdır.
Kedinizin beden dilini öğrenmek, onun ne hissettiğini anlamanızı kolaylaştırır.
Örneğin kuyruğunu dik tutarak size yaklaşması çoğu zaman dostça bir selamlaşmadır. Kulaklarını geriye yatırması, bedenini kasması veya tıslaması ise rahatsızlık ya da korku işareti olabilir.
Yavaşça göz kırpması da rahat ve dostça bir iletişim davranışı olarak karşımıza çıkar.
Ancak hiçbir hareketi tek başına yorumlamayın. Kedinizin bütün beden dilini ve içinde bulunduğu durumu birlikte değerlendirin.
Kediler kendi aralarında koku yoluyla da iletişim kurar. Yüzlerini eşyalara sürterek kokularını bırakır ve çevrelerini tanıdık hâle getirirler.
Kedinizin iletişim biçimini öğrendikçe ihtiyaçlarını daha kolay fark eder, istemediği temaslardan kaçınır ve aranızdaki güveni güçlendirirsiniz.
12. Kedinizi Pozitif Yöntemlerle Eğitin
Kediler de öğrenir. Üstelik doğru yöntemlerle pek çok davranışı kazanırlar.
Ancak kedinizi eğitirken bağırmak, korkutmak veya cezalandırmak yerine pozitif pekiştirme yöntemlerini tercih edin.
İstediğiniz davranışı gerçekleştirdiğinde onu sevdiği bir ödülle, oyunla veya ilgiyle destekleyin.
Örneğin mobilyaları tırmalıyorsa onu cezalandırmak yerine uygun bir tırmalama alanı sunun. Bu alanı kullandığında ödüllendirin.
Taşıma çantasına girmeyi öğretmek için de çantayı yalnızca veteriner ziyaretlerinde ortaya çıkarmayın. Evde açık bırakın, içine sevdiği bir örtüyü koyun ve kendi isteğiyle yaklaşmasına fırsat verin.
Eğitim sırasında sabırlı olun. Her kedi aynı hızda öğrenmez.
Korkuya dayalı yöntemler kedinizin size duyduğu güveni zedeler. Oysa güven üzerine kurulu bir ilişki hem öğrenmeyi kolaylaştırır hem de birlikte yaşamanızı daha huzurlu hâle getirir.
Mutlu Bir Kedinin En Büyük İhtiyacı
Bir kediyle kurduğumuz ilişki zamanla kendine özgü bir iletişime dönüşür.
Yatma saatinizi öğrenmesi, sizden önce yatak odasına gidip yastığınıza yerleşmesi, bir bakışıyla ne istediğini anlatması veya üzgün olduğunuzda sessizce yanınıza kıvrılması bu ilişkinin en güzel yanlarıdır.
Bazen yalnızca aynı odada bulunmak ister. Kimi zaman oyun oynamak için peşinizden ayrılmaz. Bazen de bütün gün kendi köşesinde uyumayı tercih eder.
Onu mutlu etmek, her an ilgi göstermekten çok ihtiyaçlarını anlamak ve kendi doğasına uygun bir yaşam sunmaktır.
Çünkü kedilerle kurduğumuz bağın güzelliği, onların bizim istediğimiz gibi davranmasında değil, kendileri gibi olabildikleri bir ortamda bize güvenmelerinde saklıdır.
Ve günün sonunda, yanı başınızda huzurla uyuyan küçük dostunuz, varlığıyla size yalnız olmadığınızı hatırlatır.
Sevgiyle ve Işıkla,
Sevgim Çöloğlu
