Para ile Aranızdaki Duygusal Bağ Nasıl İyileşir?

Parayla duygusal bağımız, para kazanma, harcama ve biriktirme biçimimizi sandığımızdan daha fazla etkiler. Para sizin için güven mi, özgürlük mü, güç mü, yoksa kaybetme korkusu mu ifade ediyor?

Para yalnızca ekonomik bir araç olsa da ona yüklediğimiz anlam çok daha karmaşıktır. Çocukluğumuzdan itibaren ailemizden duyduğumuz sözler, yaşadığımız maddi deneyimler ve içinde büyüdüğümüz çevre paraya bakışımızı şekillendirir.

Bu nedenle parayla sağlıklı bir ilişki kurmanın ilk adımı yalnızca ne kadar kazandığımıza değil, para hakkında ne düşündüğümüze de bakmaktır.

Parayla Aramızdaki Duygusal Bağ

Para hayatımızdaki en duygusal konulardan biridir. Birçok insan özel hayatıyla ilgili ayrıntıları arkadaşlarıyla rahatlıkla paylaşırken maddi durumundan söz etmekte zorlanır.

Bunun nedeni paranın yalnızca alışveriş yapmak için kullandığımız bir araç olmamasıdır. Zihnimizde para güven, özgürlük, başarı, güç, statü, aidiyet ve öz değer gibi kavramlarla birleşir.

Oysa paranın temel işlevi çok daha basittir. Mal ve hizmetlerin değişimini kolaylaştırır ve ekonomik değer ölçüsü olarak işlev görür.

Peki neden ona bu kadar fazla duygusal anlam yüklüyoruz?

Çünkü çoğu zaman paranın kendisine değil, onun bizim için temsil ettiği şeye tepki veririz.

Bir kişi için para güvenlik anlamına gelirken başka biri için bağımsızlık anlamına gelir. Bir başkası parayı güçle ilişkilendirirken başka biri zenginliği suçluluk duygusuyla bağdaştırır.

Sorun paranın bir anlam taşıması değildir. Asıl sorun, paraya yüklediğimiz anlamın davranışlarımızı farkında olmadan yönetmeye başlamasıdır.

Paraya Hangi Anlamı Yüklüyorsunuz?

Bazen parayla çok somut ilişkiler kurarız.

“Bu para telefon faturam.”

“Bu miktar bir haftalık mutfak masrafım.”

“Bu birikim üç aylık güvencem.”

Bu bağlantılar günlük hayatımızı planlamamıza yardımcı olur.

Ancak bazen anlam çok daha derine iner:

“Para özgürlüktür.”

“Çok para insanı bozar.”

“Zengin olmak için çok çalışmak gerekir.”

“Para kolay kazanılmaz.”

“Para insanları değiştirir.”

“Çok para kazanırsam insanlar beni kullanır.”

Bu tür düşünceler yalnızca para hakkındaki fikirlerimiz olarak kalmaz. Harcama, biriktirme, yatırım yapma, ücret isteme veya maddi risk alma davranışlarımızı da etkiler.

Parayla ilişkinizi anlamak istiyorsanız önce kendinize şu soruyu sorun:

Para benim için gerçekte neyi temsil ediyor?

Para İnançlarımız Nereden Gelir?

Parayla ilgili düşüncelerimizin önemli bir bölümü çocukluk ve gençlik yıllarında şekillenir.

“Para ağaçta yetişmiyor.”

“Zenginlerin mutlaka bir numarası vardır.”

“Bizim öyle şeylere paramız yetmez.”

“Paranı harcama, ne olacağı belli olmaz.”

“Çok isteyenin gözü doymaz.”

Çocukken tekrar tekrar duyduğumuz bu sözleri zamanla hayatın değişmez gerçekleri gibi görmeye başlarız.

Ailemizin para karşısındaki davranışları da bizi etkiler. Sürekli maddi sıkıntı konuşulan bir evde büyüyen kişi yetişkinlikte para harcadığında yoğun kaygı hisseder. Para konusunda sık sık çatışma yaşanan bir ailede büyüyen biri ise parayı huzursuzlukla ilişkilendirir.

Tam tersi de yaşanır. Para her sorunun çözümü gibi sunulduğunda kişi yetişkinlikte başarıyı yalnızca maddi kazanç üzerinden değerlendirmeye başlar.

Bunların hiçbiri değişmez kaderimiz değildir. İnançlarımızı fark ettiğimizde onları yeniden değerlendirme şansı kazanırız.

Parayla İlişkinizi Anlamak İçin 12 Cümle

Parayla ilgili zihninizde taşıdığınız düşünceleri fark etmek için aşağıdaki cümleleri fazla düşünmeden tamamlayın:

  1. Paralı insanlar…
  2. Para insanları…
  3. Eğer … daha fazla param olurdu.
  4. Ailem para hakkında her zaman…
  5. Para … neden olur.
  6. Daha fazla param olursa … korkuyorum.
  7. Para her zaman…
  8. Daha fazla paraya sahip olmak için … yapmam gerekir.
  9. Bence para … anlamına geliyor.
  10. Gerçekten zengin olsaydım…
  11. Parayla ilgili en büyük korkum…
  12. Para benim için…

Cevaplarınızı doğru veya yanlış olarak değerlendirmeyin. Buradaki amaç zihninizde para ile hangi duyguları ve düşünceleri eşleştirdiğinizi görmek.

Ardından cevaplarınıza tekrar bakın.

Hangileri gerçekten sizin düşünceleriniz?

Hangilerini ailenizden duydunuz?

Hangileri geçmişte yaşadığınız maddi sıkıntılardan geliyor?

Hangilerinin bugün hâlâ doğru olduğuna inanıyorsunuz?

En önemlisi de şu soruyu sorun:

Bu düşünce bugün parayla kurduğum ilişkiye nasıl yansıyor?

Sınırlayıcı Para İnançları

Bazı para inançları finansal kararlarımızı farkında olmadan zorlaştırır. Bu düşünceleri sorgulamak, otomatik olarak daha fazla para kazandırmaz. Ancak para karşısındaki davranışlarımızı daha bilinçli hâle getirir.

“Para İnsanı Bozar”

Zenginliği ahlaki bozulmayla eşleştirdiğimizde para kazanmak ile iyi bir insan olmak arasında zihinsel bir çatışma yaratırız.

Oysa para tek başına bir insanın karakterini belirlemez. İnsanların parayı nasıl kullandıkları kendi değerleri, kişilikleri, koşulları ve tercihleriyle ilişkilidir.

Maddi imkânlarını yalnızca kendisi için kullanan insanlar olduğu gibi servetini eğitim, sağlık, yardım veya toplumsal projelere yönlendiren insanlar da vardır.

Bu nedenle “Para insanı bozar” düşüncesi yerine daha dengeli bir soru sorabiliriz:

“Para benim elimde hangi değerlerime hizmet eder?”

“Hiçbir Zaman Yeterli Para Yok”

Geçmişte maddi sıkıntı yaşayan biri, koşulları değişse bile sürekli para kaybetme korkusu taşır.

Bu korku bazen yararlı bir tedbir duygusu yaratır. Ancak aşırıya kaçtığında kişi maddi durumu elverdiği hâlde harcama yapmaktan korkar veya sürekli gelecekte yaşayacağı bir felakete hazırlanır.

Burada amaç hesapsız harcamak değildir. Gerçek finansal durumumuzla geçmişten taşıdığımız korkuyu birbirinden ayırmaktır.

Bütçe oluşturmak, acil durum birikimi yapmak ve finansal hedefleri belirlemek belirsiz korkunun yerine daha somut bir güven duygusu koyar.

“Para Kazanırsam Kaybetmekten Korkarım”

Bazı insanlar sahip olmadıkları parayı değil, sahip oldukları parayı kaybetmekten daha fazla korkar.

Bu korku bazen yatırım yapmaktan, iş fırsatlarını değerlendirmekten veya maddi konularda karar almaktan kaçınmaya yol açar.

Para hayat boyunca gelir, gider, birikir ve harcanır. Sağlıklı bir finansal ilişki parayı yalnızca elde tutmaya değil, onu bilinçli biçimde yönetmeye dayanır.

Burada amaç kayıp ihtimalini görmezden gelmek değil, korkunun bütün finansal kararlarımızı yönetmesini önlemektir.

Parayla Sağlıklı Bir İlişki Nasıl Kurulur?

Parayla sağlıklı ilişki kurmak, parayı sevmek veya daha fazla para kazanmayı hayatın temel amacı hâline getirmek değildir.

Asıl amaç paranın hayatımızdaki yerini doğru belirlemektir.

Para güvenlik sağlar, seçeneklerimizi artırır ve ihtiyaçlarımızı karşılamamıza yardımcı olur. Ancak kişisel değerimizi, sevgiyi veya başarıyı yalnızca sahip olduğumuz parayla ölçmeye başladığımızda para ekonomik bir araç olmaktan çıkar ve kimliğimizin ölçüsüne dönüşür.

Bu nedenle para hakkındaki düşüncelerimizi zaman zaman sorgulamamız gerekir.

“Bu düşünce bana mı ait?”

“Bunu nereden öğrendim?”

“Bu düşüncenin gerçek bir dayanağı var mı?”

“Bu inanç finansal kararlarımı nasıl etkiliyor?”

“Bugünkü koşullarım hâlâ bu düşünceyi destekliyor mu?”

Bu sorular parayla ilgili otomatik düşüncelerimizi fark etmemizi sağlar.

Para İnançlarını Sorgulamak İçin Kürek Egzersizi

Para hakkındaki bazı inançların ne kadar güçlü olduğunu görmek için basit bir zihinsel egzersiz yapabilirsiniz.

Önce parayla ilgili en olumsuz düşüncelerinizi yazın.

Ardından her cümledeki “para” kelimesini “kürek” gibi sıradan bir araçla değiştirin.

Örneğin:

“Para sevgisi bütün kötülüklerin köküdür.”

yerine:

“Kürek sevgisi bütün kötülüklerin köküdür.”

Ya da:

“Babamdan daha fazla para kazandığım için suçluluk duyuyorum.”

yerine:

“Babamdan daha fazla küreğim olduğu için suçluluk duyuyorum.”

Bu cümleler kulağa tuhaf gelir. Çünkü küreğe para kadar yoğun bir duygusal anlam yüklemeyiz.

Egzersizin amacı para ile küreğin ekonomik açıdan aynı şey olduğunu söylemek değildir. Para elbette yaşamımız üzerinde çok daha büyük bir etkiye sahiptir. Buradaki amaç, para kelimesine yüklediğimiz duygusal anlamı görünür hâle getirmektir.

Bir düşünceyi farklı bir bağlama taşıdığımızda onun ne kadarının gerçek bir finansal durumdan, ne kadarının öğrenilmiş bir inançtan kaynaklandığını daha rahat görürüz.

Para Bir Araçtır, Kimliğiniz Değil

Parayla sağlıklı bir ilişki kurmanın belki de en önemli noktası budur:

Sahip olduğunuz para sizin değerinizi belirlemez.

Daha fazla para kazanmak sizi daha değerli bir insan yapmadığı gibi maddi sıkıntı yaşamak da değerinizi azaltmaz.

Para hayatımızda önemli bir araçtır. Bize barınma, sağlık, eğitim, deneyim ve seçim alanı sağlar. Maddi güvenlik ruhsal rahatlığımız üzerinde de önemli bir etkiye sahiptir. Bu nedenle parayı önemsizmiş gibi göstermek gerçekçi değildir.

Ancak parayı önemsemek ile kimliğimizi ona bağlamak aynı şey değildir.

Parayla ilişkinizi iyileştirmek için onu hayatınızdan çıkarmanız veya sürekli olumlu düşünmeniz gerekmez. Önce ona hangi anlamları yüklediğinizi fark edin. Ardından bu düşüncelerin hangilerinin bugünkü hayatınıza gerçekten hizmet ettiğini sorgulayın.

Çünkü para hakkındaki her düşüncemizi seçmemiş olabiliriz. Fakat artık bize hizmet etmeyen düşünceleri sorgulama seçimi bize aittir.

Sevgiyle ve Işıkla,

Sevgim Çöloğlu