Arkadaşlıklarda kırmızı bayraklar, bazen yıllardır hayatımızda olan bir insanın bize düşündüğümüz kadar iyi gelmediğini gösterir. Ancak arkadaşlarımızı genellikle bizim tarafımızda gördüğümüz için bu işaretleri fark etmek her zaman kolay değildir.
İster yıllardır tanıdığınız ama manipülatif davranışlarını yeni fark ettiğiniz biri olsun, ister daha yakın zamanda tanıştığınız biri… “Arkadaş” olarak gördüğümüz kişiler bazen hayatımızda büyük bir stres ve sıkıntı kaynağı haline gelir.
Özellikle uzun zamandır tanıdığımız insanların bazı davranışlarını zamanla normalleştirebiliriz. Hatta “Onun karakteri böyle” diyerek görmezden geliriz.
Oysa bazı davranışlar, arkadaşlığımızı yeniden değerlendirmemiz gerektiğini gösterir.
Arkadaşlıklarda Kırmızı Bayraklar Nelerdir?
Her ilişki farklıdır. Bu nedenle her arkadaşlık için geçerli, değişmez bir uyarı işaretleri listesi oluşturmak mümkün değildir.
Üstelik bir arkadaşınızın aşağıdaki davranışlardan birini bir kez göstermesi, onun mutlaka kötü veya “zehirli” bir insan olduğu anlamına gelmez.
Burada asıl önemli olan davranışın sürekli tekrarlanmasıdır.
Peki, arkadaşlıklarda hangi davranışlara dikkat etmeliyiz?
1. Saygısızlık
Bazı insanlar sizinle arkadaş olmalarının onlara sizi küçümseme veya aşağılayıcı şakalar yapma hakkı verdiğini düşünür. Ardından bu davranışlarını “eğlenmek” diyerek geçiştirirler.
Onları eleştirdiğinizde ise şöyle söylerler:
“Hadi canım, bu sadece bir şaka!”
Aldanmayın. Bir şaka sürekli sizi küçük düşürüyor ve rahatsız ediyorsa ortada yalnızca masum bir mizah olmaz.
Gerçek bir arkadaşlık karşılıklı saygı gerektirir. Bir insan sürekli sizin üzerinizden kendisini daha iyi hissetmeye çalışıyorsa bu davranışı görmezden gelmeyin.
2. Duygularınızı Küçümsemek
Duygularınızı sürekli küçümsemek, arkadaşlıklarda kırmızı bayraklar arasında önemli bir yere sahiptir.
Arkadaşınıza endişelerinizi veya sorunlarınızı anlattığınızda sizi ciddiye almıyor mu? Sizinle alay ediyor veya yaşadığınız şeyin ne kadar önemsiz olduğunu anlatmaya mı çalışıyor?
Üstelik onunla konuştuktan sonra kendinizi sürekli aptal veya küçük hissediyorsanız bir süre sonra ona hiçbir şey anlatmamaya başlayabilirsiniz.
Bu sağlıklı bir durum değildir.
Kaygılarınızı zaman zaman abartıyor olsanız bile gerçek bir arkadaş sizi dinlemeye ve nasıl hissettiğinizi anlamaya çalışır. Bir insan sürekli duygularınızı görmezden geliyor ve size duygusal destek vermiyorsa arkadaşlığınızı yeniden değerlendirmeniz gerekir.
3. Size Karşı İlgi Göstermemek
Narsisizmin giderek görünür hale geldiği dijital çağımızda bazı insanlar gerçek hayatın sosyal medya olmadığını unutmuş gibi görünüyor.
Bu insanlar arkadaş değil, adeta takipçi istiyor.
Çevrelerindeki insanlarla gerçekten ilgilenmek yerine yalnızca kendi hayatlarını, haberlerini ve sorunlarını anlatacak birini arıyorlar.
Böyle bir arkadaşınız varsa yalnızca bir şeye ihtiyaç duyduğunda sizi arayabilir. Örneğin sizden bir iyilik isteyebilir veya duygusal desteğinize ihtiyaç duyabilir.
Çoğu zaman kendisinden bahseder. Ancak sıra size geldiğinde neredeyse hiç dinlemez.
Arkadaşlık karşılıklı ilgi ister. Sizi yalnızca sadık bir dinleyici, dert ortağı veya her zaman yardıma hazır biri olarak gören insanlarla kurduğunuz ilişki zamanla sizi yorabilir.
4. Sürekli Size İhtiyaç Duymak
Bazı insanlar sürekli başlarını belaya sokar. Bir gün işlerini kaybederler, ertesi gün arabaları bozulur. Ardından hayatlarını altüst eden sorunlu bir ilişkiye başlarlar.
Her zaman koşulların veya başka insanların kurbanıdırlar ve her seferinde sizin yardımınıza ihtiyaç duyarlar.
Elbette arkadaşınıza destek olmak istemeniz son derece normaldir.
Ama kendinize şu soruyu sorun:
Bu arkadaşlık dengeli mi?
Siz zor bir dönemden geçtiğinizde o da sizin yanınızda oluyor mu?
Eğer cevap sürekli “hayır” ise burada arkadaşlıktan çok tek taraflı bir bakım ilişkisi oluşmuş olabilir. Sağlıklı arkadaşlıkta insanlar birbirlerine destek verir. Bir tarafın sürekli kurtarıcı rolünü üstlenmesi ise zamanla yorucu hale gelir.
5. Rekabetçilik ve Kıskançlık
Gerçek arkadaşlar birbirlerinin başarılarından mutluluk duyabilmelidir.
Peki arkadaşınız bir başarı elde ettiğinizde hemen rekabet etmeye mi başlıyor? Siz güzel bir haber verdiğinizde konuşmanın odağını kendisine mi çeviriyor?
Belki de sizin başarınızı küçültüyor ve ardından kendi başarılarını anlatıyor.
Kıskançlık zaman zaman hepimizin yaşayabileceği insani bir duygudur. Ancak sürekli rekabet, küçümseme ve başarılarınızı değersizleştirme başka bir şeydir.
Bu davranışlar zamanla öz güveninizi zedeleyebilir. Bu nedenle sağlıksız rekabet ve sürekli kıskançlık, göz ardı etmemeniz gereken arkadaşlık uyarı işaretleri arasındadır.
6. Tek Taraflı Arkadaşlık
Bazı arkadaşlıklarda ilişkiyi ayakta tutan yalnızca bir kişidir.
Hep siz mi arıyorsunuz?
Mesajı hep siz mi atıyorsunuz?
Birlikte bir şeyler yapmayı sürekli siz mi öneriyorsunuz?
Siz iletişim kurmadığınızda arkadaşınız aylarca hayatınızdan kaybolabiliyorsa ilişkinin karşılıklılığını sorgulamak gerekir.
Elbette insanların yoğun dönemleri olabilir. Her arkadaşın aynı sıklıkta araması da gerekmez.
Ancak gerçek bir arkadaşlıkta her iki taraf da ilişkiyi sürdürmek için bir miktar çaba gösterir. İlgi sürekli yalnızca sizden geliyorsa bu arkadaşlığın size ne kattığını düşünmenin zamanı gelmiştir.
7. Çıkara Dayalı Dostluk
Bir arkadaşınızın sizi yalnızca kendi çıkarı için hayatında tuttuğunu fark etmek acı vericidir.
Sizi yalnızca bir iyiliğe ihtiyaç duyduğunda mı arıyor?
Sık sık sizden para veya yardım mı istiyor?
Sizin başınız derde girdiğinde ortadan mı kayboluyor?
Bunlar ilişkinin karşılıklı dostluktan çok çıkara dayandığını gösterir.
Bir insan hayatındaki varlığınıza değil, yalnızca ona sağlayabileceğiniz kolaylıklara değer veriyorsa bu ilişkiyi yeniden düşünmeniz gerekir.
8. Hayatınızdaki Herkes Hakkında Kötü Konuşmak
Bazı insanlar diğer insanlara karşı daha eleştirel olur. Ancak arkadaşınız sizi hayatınızdaki herkese karşı kışkırtmaya çalışıyorsa dikkat edin.
Eşinizden anne babanıza, kardeşlerinizden diğer arkadaşlarınıza kadar herkes hakkında sürekli kötü mü konuşuyor?
Onların yaptığı her şeyi eleştiriyor ve davranışlarının arkasında kötü niyetler olduğuna sizi ikna etmeye mi çalışıyor?
Burada önemli bir ayrım var.
Bir arkadaşınız gerçekten zarar gördüğünüz bir ilişki konusunda sizi uyarabilir. Bu, arkadaşlığın doğal bir parçasıdır. Ancak bir insan sistematik biçimde sizi çevrenizdeki herkesten uzaklaştırmaya çalışıyorsa bu davranış kontrol veya manipülasyon amacı taşıyabilir.
Bu nedenle sizi destek sisteminizden uzaklaştırmaya çalışan davranışları hafife almayın.
9. Sizin Adınıza Mutlu Olmamak
Arkadaşlarımızın hem üzüntümüzü hem de mutluluğumuzu bizimle paylaşmasını bekleriz. Dostluğun amacı biraz da bu değil midir?
Peki arkadaşınız sizin için hiçbir zaman gerçekten mutlu olmuyorsa?
Âşık olduğunuzda, işte terfi aldığınızda veya hayatınızda güzel bir gelişme yaşadığınızda hemen olumsuz bir şey mi söylüyor?
Hatta sevincinizi paylaştıktan sonra kendinizden şüphe etmeye mi başlıyorsunuz?
Bazen bir insan kendi mutsuzluğu nedeniyle başkasının mutluluğunu paylaşmakta zorlanabilir. Ancak arkadaşınız bunu sürekli yapıyorsa ilişkinizin üzerinizde bıraktığı etkiye dikkat edin.
Gerçek bir arkadaş sizin başarınızı kendi başarısızlığı olarak görmez.
10. Sınırlarınızı İhlal Etmek
Sağlıklı arkadaşlığın temelinde yalnızca sevgi değil, sınırlar ve karşılıklı saygı da vardır.
Gece geç saatte kapınıza habersiz gelmeyi normal bulan bir arkadaşınız var mı?
Doğum günü partinize size sormadan başka insanları mı getiriyor?
Partnerinizle olan ilişkinize sürekli müdahale mi ediyor?
Siz rahatsız olduğunuzu söylediğiniz halde aynı davranışları tekrarlıyor mu?
İnsanlar bazen farkında olmadan birbirlerinin sınırlarını aşabilir. Ancak siz sınırınızı açıkça ifade ettikten sonra arkadaşınız bunu sürekli ihlal ediyorsa sorun farklıdır.
Sınırlarınıza saygı duymayan bir insan, zamanla size de saygı duymadığını hissettirebilir.
11. Sahtelik
Bir arkadaşınızın başkalarının yanında sürekli yapmacık davrandığını gördüğünüzde size karşı ne kadar dürüst olduğunu da sorgulayabilirsiniz.
Birinin yüzüne gülüp arkasından ne kadar nefret ettiğini anlatıyor mu?
Sürekli dedikodu mu yapıyor?
İnsanların sırlarını sizinle mi paylaşıyor?
Başkalarından kendi çıkarı için faydalanıyor mu?
Burada basit bir noktayı unutmamak gerekir: Bir insanın çevresindeki diğer insanlara nasıl davrandığı, karakteri hakkında bize önemli ipuçları verir.
Size sürekli başkalarının sırlarını anlatan biri, sizin sırlarınızı da başkalarına anlatabilir.
Bu nedenle “Bana yapmaz” diye düşünmeden önce davranış örüntüsüne bakın.
Güven, sağlıklı arkadaşlığın temelidir.
12. Fikrinizi Dikkate Almamak
Son olarak önemli bir arkadaşlık kırmızı bayrağı da bir insanın sizin düşüncelerinizi sürekli önemsizmiş gibi görmesidir.
Hepimiz, özellikle yakın arkadaşlarımızın yanında dinlendiğimizi ve görüldüğümüzü hissetmek isteriz.
Arkadaşınız sizin için neyin en iyi olduğunu her zaman kendisinin bildiğine mi inanıyor?
Ne giyeceğinizden kiminle görüşeceğinize kadar hayatınızla ilgili kararları yönlendirmeye mi çalışıyor?
Fikrinizi söylediğinizde sizi küçümsüyor mu?
Bir arkadaş size öneride bulunabilir. Hatta bazen duymak istemediğiniz bir gerçeği de söyleyebilir. Ancak öneride bulunmakla hayatınızı kontrol etmeye çalışmak aynı şey değildir.
Bir insanın yanında sürekli değersiz, görünmez veya yetersiz hissediyorsanız bu duyguyu görmezden gelmeyin.
Bir Arkadaşlıkta Kırmızı Bayrakları Fark Ettiğinizde Ne Yapmalısınız?
Yukarıdaki arkadaşlıklarda kırmızı bayraklar size tanıdık geldiyse hemen o kişiyi hayatınızdan çıkarmanız gerektiği sonucuna varmayın.
Önce davranışın ne kadar sık tekrarlandığına bakın.
Ardından kendinize şu soruları sorun:
Bu insanın yanında kendim olabiliyor muyum?
Sınırlarıma saygı duyuyor mu?
Başarılarımdan gerçekten mutlu oluyor mu?
Zor zamanlarımda yanımda mı?
Bu arkadaşlık karşılıklı mı?
Ve belki de en önemlisi:
Bu insanla vakit geçirdikten sonra kendimi nasıl hissediyorum?
Her ilişkide zaman zaman anlaşmazlıklar yaşanabilir. İnsanlar hata yapabilir ve birbirlerini istemeden kırabilir. Sağlıklı bir arkadaşlığı sorunlu bir arkadaşlıktan ayıran şeylerden biri, insanların hatalarını fark ettiklerinde sorumluluk alabilmesi ve davranışlarını değiştirmeye çalışmasıdır.
Ancak aynı davranışlar sürekli tekrarlanıyor, sınırlarınızı ifade etmenize rağmen hiçbir şey değişmiyor ve bu ilişki sizi devamlı tüketiyorsa arkadaşlığınızı yeniden gözden geçirmeniz gerekebilir.
Sonuçta dostluk, hayatımıza sürekli stres ve değersizlik hissi katmak için değil; karşılıklı güven, saygı, destek ve paylaşım için vardır.
Bazen kendimize yapabileceğimiz en büyük iyiliklerden biri de kimin hayatımızda kalmasına izin verdiğimizi yeniden düşünmektir.
Sevgiyle ve Işıkla,
Sevgim Çöloğlu
