“Bu Kime Ait?” Sorusu ile Düşüncelerinizi Değiştirin


Bu soru tekniği düşüncelerinizin ve duygularınızın %98’inin aslında size ait olmadığı temeline dayanır. Onlar aslında etrafınızdaki insanlara aittir, ama siz onları sahiplenir ve sanki size aitmiş gibi hissedersiniz.
Zihninizdeki Düşünceler Size mi Ait?
Zihninizdeki düşüncelerin nereden geldiğini hiç merak ettiniz mi? Gerçekten size mi aitler? Ve kararlarınızı ve günlük yaşamınızı nasıl etkiliyorlar? Zihninizin nasıl çalıştığına dair merak, öz farkındalık kazanmanıza ve zihninizin kalıplarını değiştirmeye yönelik çalışmalara yardımcı olabilir.
Çocukken zihnimiz bir sünger gibidir. Bu dünyaya yeni gelmişizdir ve şimdi bu dünyada nasıl yol alacağımızı öğrenmeliyiz. Çevremizi keşfetmeye başlarız ve aldığımız geri bildirimlere dayanarak öğrenir ve uyum sağlarız. Ailemiz, topluluğumuz ve kültürümüz, zihnimizin neyi özümsediği üzerinde muazzam bir etkiye sahiptir. Ayrıca çoğunlukla izleyerek öğreniriz – başkalarının açık ve gizli davranışlarına odaklanarak çevremizdeki dinamikleri ve kuralları keşfederiz. Diyelim ki öğrendiğiniz mesaj, neşe duygusunu açıkça ifade etmenin uygunsuz olduğu ve bunu yapan herkesin bencil ve kötü olarak etiketlendiğiydi.
Şimdi ergenlik çağınızda veya yetişkinliğinizde, en ufak bir sevinç hissetmeye başladığınız anda, zihniniz tehlikeye karşı alarma geçiyor ve sizi şu gibi düşüncelerle utandırıyor…
” Böyle hissetmemeliydim, çok bencilim.”
İşte bu düşünce – bu sizin düşünceniz mi yoksa başkasının inancı sizin aracılığınızla mı yaşıyor? Düşüncelerimizin doğru olduğuna ve bizi tanımladığına inanıyoruz, oysa aslında zihnimizde olup bitenlerin çoğu, orada olmasını seçtiğimiz şeyler değil. Şimdi şöyle düşünüyor olabilirsiniz…
“Eğer düşüncelerim bana ait değilse, o zaman ben kimim ve neye inanıyorum?”
Düşünceler Nasıl Köklenir?
Pek çok düşünce, duygu, bilgi, inanç çocukluğunuzda anne ve babanız tarafından size yüklenir. Yıllar geçtikçe ve siz farklı roller edindikçe, farklı çevrelerde yer aldıkça, başkalarıyla tanışırsınız. Kimi öğretmeniniz, kimi arkadaşınız, kimi patronunuz, kimi komşunuz, kimi eşiniz olur. Kollektif bilinç sayesinde etrafımızdaki insanlar başta olmak üzere, dünyanın bir ucundaki birinin düşüncelerini kendimize çekeriz.
Başkalarının korkularını, negatif düşüncelerini, endişelerini, inançlarını hiç farkında olmadan alır, bilinçaltımıza kaydederiz. Ve sonra sanki bize aitmiş gibi olumsuz ihtimallerle dolu düşüncelerin içinde boğuluruz.
Şimdi size şu soruları soracağım:
Kim olmak istiyorsunuz? Zihninizin nasıl çalışmasını istersiniz? Belirli durumlara nasıl tepki vermek istersiniz?
Zihninizin nasıl işlediğini keşfetmeye başladığınızda, değerleriniz ve hedefleriniz doğrultusunda davranışlarda bulunarak onu sorgulamaya başlayabilirsiniz. O sevinç duygusuna içgüdüsel olarak tepki vermek yerine, bilinçli olarak nasıl yanıt vermek istersiniz? Belki de duygularınıza saygı duymaya ve genel olarak kendinize karşı daha şefkatli olmaya çalışıyorsunuz. Bu harika bir hedef ve bunu fark etmek iyi bir ilk adım.
Ne yazık ki, deneyimleri ve öğrenilmiş davranışları zihninizden tamamen silemezsiniz. Ancak, yeni bir sinir yolu oluşturmak için yeni bilgiler ve deneyimler ekleyebilirsiniz. Bu değişim çok yavaş gerçekleşebilir ve çoğu zaman zamanla kolaylaşan, ömür boyu süren bir uygulamadır. Yeni davranış (şefkat) ne kadar çok uygulanırsa, yeni sinir yolu o kadar güçlenir ve eski davranışa (utanç) ait sinir yolu o kadar zayıflar.
Zihninizi meşgul eden şeylerin %98’inin aslında orada olmak zorunda olmadıklarını hayal edebilir misiniz?
Bu farkındalığa ulaştığınızda size negatif enerji yükleyen düşünceyi serbest bırakın ve ait olduğu yere gönderin.
“Beni üzen / korkutan / endişelendiren ……………….. hakkındaki düşüncenin bana ait olmadığını biliyorum, kabul ediyorum ve onaylıyorum.
Şimdi ve tüm zamanlarda …………… hakkındaki düşünceyi sevgiyle serbest bırakıyorum ve ait olduğu yere iade ediyorum.”
Eğer bu çalışmanın sonunda yine de düşüncenin tamamıyla size ait olduğu kanısına varırsanız, yine düşünceyi serbest bırakmayı seçin.
“Beni üzen / korkutan / endişelendiren ……………….. hakkındaki düşüncenin bana ait olduğunu biliyorum, kabul ediyorum ve onaylıyorum.
Şimdi ve tüm zamanlarda …………… hakkındaki düşünceyi sevgiyle serbest bırakıyorum ve bu düşünceye neden olan inancımı, bakış açımı, öğrenilmiş çaresizlik bilincimi kaynağa iade ediyorum.”
Sevgiyle ve Işıkla,
Sevgim Çöloğlu
- 1097






0 Comments