Kronik Erteleme Nedir ve Bununla Nasıl Baş Edilir?


Erteleme, daha az keyifli olan şeylerin yerine daha keyifli olan şeyleri yapmaktır. Sonuç olarak, önemli görevler daha sonraki bir zamana ertelenir.
Harekete geçmeyi veya seçim yapmayı ertelemek bir tür erteleme davranışıdır. Örneğin, erteleyen kişilerin bir görevi tamamlamak için bir haftaları vardır, ancak daha önce çalışmaya başlamayı planlasalar bile, görevi son dakikaya kadar ertelemeye devam ederler.
Öz kontrol eksikliği, genellikle ‘akrasia’ olarak bilinen zihinsel durumla bağlantılı olan ertelemeye yol açar. Bu, kişinin önemli bir şeyi yapmaktan kaçınmak için daha iyi yargısına aykırı hareket etmesidir.
Kronik erteleme—işleri sürekli erteleme dürtüsü, görmezden gelemediğiniz erteleme düğmesinin çağrısı, yapılması gerekenlerin sonsuza dek ertelenmesi… Bu sadece ara sıra söylenen “Yarın yaparım” değil, günlerinizi, haftalarınızı ve hatta yıllarınızı kasıp kavuran amansız bir kalıptır. Kimileri için erteleme ara sıra yaşanan bir olay olabilirken, kimileri için bir salgındır. Nitekim, Dr. Joseph Ferrari’nin titiz araştırmasına göre, bireylerin %20’si kendilerini kronik erteleyici olarak tanımlamaktadır. Düşünün ki her beş kişiden biri sürekli olarak gecikmeyle bir dansın içinde sıkışıp kalmış durumda.
Bu neden önemli? Çünkü kronik ertelemenin sadece tembellik veya kötü zaman yönetimiyle ilgili olmadığını anlamamız gerekiyor; bu, ilerlemeyi engelleyebilen, kişisel gelişimi sekteye uğratabilen ve hatta ruh sağlığını olumsuz etkileyebilen ciddi bir sorundur. Kronik ertelemeyi anlamak, şifreli bir bulmacayı çözmeye benzer. Ancak onu inceleyip kavradıktan sonra etkili bir şekilde başa çıkabiliriz.
Kronik Erteleme vs. Akut Erteleme
Erteleme tek tip bir durum değildir; çeşitli incelikleri vardır. Kronik ve akut erteleme olmak üzere iki yaygın türü vardır. Kronik erteleme, gereksiz gecikmenin uzun süreli bir alışkanlığıdır. Bunu, davetsiz misafir gibi düşünün; eve yerleşir ve gitmeyi reddeder. Öte yandan, aşırı erteleme, ara sıra gelen davetsiz misafir gibidir; gelir, ortalığı karıştırır ama nispeten çabuk gider.
Ciddiyet Fark Yarattığında
Ertelemenin yoğunluğu da önemlidir. Örneğin, birisi sadece hafifçe, birkaç dakika ve önemsiz şeyler için erteleme yapıyorsa, bu davranış uzun süre devam etse bile kronik erteleme olarak görülmeyebilir.
Tek bir alan adı mı, yoksa birden fazla mı?
Bazı kronik erteleyicilerin özellikle tökezledikleri alanlar vardır. Örneğin, ev işlerini veya iş yeri görevlerini sürekli erteleyebilirler. Bunlara “kronik akademik erteleyiciler” veya “kronik iş yeri erteleyicileri” diyebiliriz. Öte yandan, hayatın birçok alanında hatta tüm alanlarında erteleyenler de var; bunlar gerçek anlamda “kronik erteleyiciler”dir.
Gecikmenin Uzun Vadeli Eğilimi
Kronik erteleme, tek bir görevi ne kadar süreyle ertelediğinizle ilgili değildir. Bu, işleri tekrar tekrar erteleme eğilimiyle ilgilidir. Sürekli erteleyen biri, görevlerini yalnızca birkaç saat veya gün erteleyebilir, ancak bu alışkanlık yıllarca sürerse, yine de kronik erteleme olarak kabul edilir.
Bununla birlikte, işleri uzun süre ertelemek de bu tanıma uyar, çünkü bu durum uzun vadeli bir erteleme eğilimini gösterir. Her iki durumda da anahtar kelime ‘uzun vadeli’dir. Eğer hayatınızın filminde tekrar eden bir tema ise, bu kronik ertelemedir.
Kronik Erteleme Alışkanlığını Tanımak
Erteleme, kısa vadeli ruh halini düzeltme ve duygusal düzenlemenin (anlık tatmin) uzun vadeli performans ve refahın önüne geçtiği psikolojik bir bakış açısından kaynaklanır. Başka bir deyişle: Erteleyenler, kaygılı oldukları veya sıkıcı buldukları için bir görevi üstlenmekten çekindiklerinde, şu anda olumsuz duygular yaşamaktan kaçınmak için onu ertelerler.
Peki, onun pençesinde olduğunuzu nasıl anlarsınız? İşaretleri var mı? Evet, var ve düşündüğünüz kadar gizli değiller:
1. Son Teslim Tarihleriyle Çalkantılı Bir İlişki
Sürekli erteleyenler genellikle son teslim tarihleriyle boğuşurlar. Raporu son anda bitirmek için çılgınca çabalayanlar veya ödevleri mürekkebi henüz kurumamışken teslim edenler onlardır.
2. Yaşam Boyu Salgın
Bir de ertelemenin yaygınlığı var. Sadece işte değil, evde, hobilerinizde ve ilişkilerinizde de sürekli erteleme yapıyorsanız, bu münferit olaylar değil, kronik bir sorun demektir.
3. Sık Sık Erteleme
Sıklık da bir diğer göstergedir. Erteleme, istenmeyen günlük misafiriniz, sürekli arkadaşınız mı? Eğer sabah kahvenizden daha düzenli bir parçasıysa, kronik bir erteleyici olabilirsiniz.
4. Dikkat Dağıtıcı Unsurların Cazibesi
Sürekli erteleyenler genellikle kolayca dikkatleri dağılan kişilerdir. Yapılması gereken işler varken sosyal medyanın cazibesine karşı koyamıyorsanız, bu sürekli ertelemenin bir işaretidir.
5. Dalgalanma Etkisi: Dengedeki İlişkiler
Erteleme alışkanlığı ilişkilerinizde sorunlara yol açabilir. Sevdikleriniz sürekli “sonra görüşürüz” demenizden bıkmışsa, alışkanlıklarınızı gözden geçirmenin zamanı gelmiştir.
6. Zamanı Önemsiz İşlerle Doldurmak
Sunumunuz hâlâ bozulmamışken üçüncü çamaşır yıkama işlemine girişiyorsanız, muhtemelen gerekli olan yerine kolayı seçiyorsunuz demektir. Sürekli erteleyenler, büyük işlerden kaçınmak için zamanlarını genellikle önemsiz işlerle doldururlar.
7. Sağlığın Etkilenmesi
Fiziksel etkiler de göz ardı edilemez. Yaklaşan son teslim tarihi yüzünden uykusuz kalmak veya bitmemiş işler yüzünden stresten yemek yemek mi? Vücudunuz kırmızı alarm veriyor.
8. Olumsuz Sonuçlara Rağmen Israr Etmek
Son olarak, iş kaybı, kredi notunun düşmesi, ilişkilerin gerilmesi gibi olumsuz sonuçlarla karşılaştıysanız ancak yine de erteleme döngüsünü kıramıyorsanız, kronik ertelemenin önemli bir belirtisini gösteriyorsunuz demektir.
Kronik Ertelemenin Nedenleri
Kronik ertelemenin 2 ana nedeni vardır:
1. Direksiyon Başındaki Duygular
Erteleme her zaman tembellikle veya bilgi eksikliğiyle ilgili değildir. Çoğu zaman, duygusal durumlarımızda derin köklere sahiptir. Son araştırmalar ruh halimiz ile erteleme eylemi arasında çarpıcı bir bağlantı kuruyor. Hissettiklerimizle ertelediklerimiz arasındaki bir mücadele bu.
Basitçe söylemek gerekirse, görevleri sadece zor oldukları için değil, onlarla ilişkilendirdiğimiz duygusal iniş çıkışlar nedeniyle erteliyoruz. Şöyle bir hayal edin: Yapılacaklar listenizdeki bir göreve bakıyorsunuz ve bu görev, son seferinde size yaşattığı sinir bozucu ve can sıkıcı anıları anında hatırlatıyor. Ya da belki de, daha önce hiç ele almamış olsanız bile, zihninizde onu devasa, zorlu bir canavar olarak büyütmüşsünüzdür. Her iki durumda da, bu duygular birer engel görevi görüyor.
Peki, ne yapıyorsunuz? Görevi bir kenara bırakıp, kendinize yarının bu duygularla yüzleşmek için daha uygun bir gün olacağını söylüyorsunuz. Bu, önceden oluşmuş fikirlerden kaçınmak ve duygusal sıkıntıdan uzak durmakla ilgili. Özünde, erteleme duygusal kalkanınız, rahatsız edici duygulardan kaçınmak istediğinizde başvurduğunuz stratejiniz haline gelir. Bu bir başa çıkma mekanizmasıdır. Duygularla doğrudan yüzleşmek yerine, daha uygun bir günün gelmesini umarak görevi ertelersiniz. Bu yaklaşım geçici bir rahatlama sağlayabilir, ancak uzun vadeli durgunluğun reçetesidir.
2. Daha Derin Kök: Bir Ruh Sağlığı Belirtisi
Bazen erteleme sadece hoş olmayan duygulardan kaçınmakla ilgili değildir. Kaygı, depresyon veya DEHB gibi daha derin zihinsel sağlık sorunlarının bir belirtisi olabilir.
KAYGI: KORKUNUN GECİKTİRİCİ ETKİSİ
Örneğin, kaygı ile mücadele ediyorsanız, görevleriniz “ya şöyle olursa” ve en kötü senaryolarla dolu sarp dağlar gibi görünebilir. Bu korku sizi şimdiki zamana zincirleyebilir ve tırmanışınızı geciktirebilir.
MÜKEMMELİYETÇİLİĞİN FELCİ
Kaygı, mükemmeliyetçilik ve erteleme arasında da sinsi bir bağlantı var , Bu durum mükemmeliyetçilik felci olarak bilinir. Bir şeyi mükemmel yapamayacağınızdan korkuyorsanız, onu hiç yapmamayı tercih edebilirsiniz. Mükemmel bir hazırlık anını umarak ertelersiniz, ancak o an asla gelmez.
DEPRESYON: ENERJİ TÜKETİMİ
Enerjinizi ve öz saygınızı kemirme alışkanlığıyla depresyon, ertelemenin de büyük bir nedeni olabilir. Motivasyon azaldığında, görevler birikmeye başlar. Sorumluluklarınızı erteleyebilirsiniz; bunun nedeni zor olmaları değil, onlarla başa çıkma yeteneğinizden şüphe duymanız olabilir.
DEHB: ODAKLANMAYA DAYALI BİR SAPMA
Ve dikkat dağınıklığı, konsantrasyon güçlüğü ve aşırı odaklanma gibi dikkatsizlik belirtilerine sahip olan DEHB’yide unutmayalım. Bunların hepsi ertelemeye yol açarak bir gecikme labirenti yaratabilir.
ERTELEME DÖNGÜSÜ
Bu temel sorunlar genellikle erteleme döngülerini tetikler ve bu davranış uzun vadede pekişebilir. Kaygı nedeniyle sürekli erteleyen birini düşünün. Bu gecikme, düşük performansa yol açar; bu da daha fazla kaygıya neden olur ve gelecekte daha fazla ertelemeye zemin hazırlar. Bu, tekrar tekrar dönen ve kronik ertelemenin kalesi haline gelen kısır bir döngüdür.
Kronik ertelemenin sadece zaman yönetimiyle ilgili olmadığını, aynı zamanda duygularınızı, inançlarınızı yönetmek ve bazı durumlarda altta yatan ruh sağlığı sorunlarını ele almakla ilgili olduğunu anlamak, ertelemeden kurtulmak için önemlidir.
Kronik Ertelemeyle Nasıl Başa Çıkılır?
Erteleme alışkanlığıyla mücadele bir yolculuktur. Ve çoğu yolculuk gibi, bir yol haritası ve belki de bir yardımcı pilotla daha kolaydır. İşte sizi sonsuz yarınlar diyarından uzaklaştırabilecek iki etkili rota:
1. Kendi Kendine Yardım Yolu
Bu kısır döngüyü kendi başınıza kırmayı denemek mi istiyorsunuz? Şunu göz önünde bulundurun: İnternet kaynaklarla dolu, ancak hepsi aynı kalitede değil. Burada mesele sadece yöntemler değil; gecikmelerinizin kökenini anlamak ve ardından bunları aşmak için kişiselleştirilmiş bir yaklaşım geliştirmektir. Bunu bir alet çantası gibi düşünün; her aletin bir amacı vardır ve biraz deneme yanılma ile sizin için en iyi olanı bulacaksınız.
2. Bir Terapistten Yardım Alın
Kronik ertelemenin yükü tek başınıza kaldıramayacağınız kadar ağır geliyorsa, uzmanlardan yardım istemenin zamanı gelmiş olabilir. Eğer sürekli erteleyen biriyseniz ve bu ertelemelerin etkileri iş hayatınızı, kişisel ilişkilerinizi veya ruh sağlığınızı olumsuz etkiliyorsa, terapi almayı düşünmenin zamanı gelmiş demektir.
Bir terapist sadece dinlemekle kalmaz. Duygusal tetikleyicileri ortaya çıkarmanıza, kaygı ve korkuların barındığı karanlık köşelere ışık tutmanıza yardımcı olmak üzere eğitilmişlerdir. Ayrıca, erteleme alışkanlığınıza katkıda bulunabilecek altta yatan herhangi bir ruh sağlığı sorununu da tespit edebilirler.
Terapi, sadece derinlere inmekten öte, olumsuz iç konuşmalara karşı koyma ve verimsiz düşünce kalıplarını yeniden şekillendirme stratejileriyle sizi donatır. Sadece gecikme döngüsünü kırmakla kalmayıp, aynı zamanda yeniden etkisini göstermemesini sağlamak için gereken araçları ve içgörüyü size sunmakla ilgilidir.
İster kendi kendinize yardım yolunu seçin, ister bir terapistin uzmanlığına güvenin, ilerlemenin mümkün olduğunu bilin. Tek ihtiyacınız olan başlama isteğidir.
Son Düşünceler
Kronik erteleme—bu yaygın gecikme modeli sadece yarının yapılacaklar listesiyle ilgili değil. Duygusal rahatsızlık, olumsuz iç konuşma ve bazı durumlarda altta yatan ruh sağlığı sorunlarından örülmüş karmaşık bir ağdır.
Bu durum sadece ne yaptığımızı değil, kim olduğumuzu da etkiliyor; iş hayatımızda, ilişkilerimizde ve öz saygımızda kendini gösteriyor.
Kronik ertelemenin bir başarısızlık işareti olmadığını fark etmek, bir aydınlanma anıdır. Daha iyi anlamak, daha derine inmek ve değişimi başlatmak için bir davettir. Bu önemlidir çünkü siz önemlisiniz. Zamanınız, potansiyeliniz, huzurunuz; bunlar uğruna savaşmaya değer.
- 42





0 Comments